arkası penye kot tunik

Processed with Moldiv

Processed with Moldiv

Processed with Moldiv

Processed with Moldiv

Herkese merhaba bu sefer yine tasarımı bana ait olan bir tunik’le karşınızdayım . Bu tuniğe bir isim bulamadım bunu ilk kızıma yaptım sonra beğenip diktiren arkadaşlarım oldu etkinlik elbisesi olarak da bunu diktim . Gerçi belli olmaz bakarsınız o güne kadar başka bir elbise de dikebilirim …

Standart beden kalıbımızı kumaşı yüzü yüzüne gelecek şekilde katlanmış kumaşın üstüne itina ile iğneliyoruz. daha sonra . İstediğiniz boyda işaretleyip kesiyoruz. burası ön tabi ki !

IMG_7113

daha sonra arka kalıbı aşağıdaki gibi yerleştiriyoruz ama önde ki gibi kesmiyoruz bizim arkada kapaklarımız olacak onun için cetvelle istediğimiz eğimde kesiyoruz .IMG_7115

burada ön ve arkanın eşit boyda olmasına özen gösterin dikiş paylarınız ve katlama paylarınız başınıza dert olmasın. daha sonra yaka pervazımızı pratik şekilde cizip kesiyoruz. yakaya ekleyip çıtlıyoruz…IMG_7120-300x225

 

 

daha sonra arka kapaklarımıza pembe renkte olan kumaştan iç pervaz kesiyoruz ama pervazımızın eni biraz daha büyük olmalı . isterseniz kapak genişliğinde de yapabilir yan dikişlerle birleştirebilirsiniz. ben bu şekilde yaptım çünkü arka kısmın tam açılmasını istemiyorum. pervazın dışta kalan kısmına overlok yapmayı unutmayın. daha sonra kapaklarla birleştirerek düzünü  çevirin .IMG_7116

 

 

daha sonra kol kalıbınız mevcutsa elinizde kol çıkarın . bu modelin kızıma diktiğim ilk hali kolsuzdu . kolsuz yapacaksanız kol içinde pervaz yada iç astar yapmalısınız. ben iç astar yapmıştım ve dış kısımlarında yine dikiş izi yoktu . ne hikmetse kendime astar kesip dikmedim .(galiba kendime gelince aşırı tembel oluyorum ben.)
IMG_7128-300x225IMG_7129

Gördüğünüz gibi buradaki kol pembe ama eşim önlük gibi olmuş deyince bu pembe kol itina ile sökülüp yerine kot kumaşından kol dikildi. Ama güzelde oldu bazen koca sözü dinlemek işe yarar….. Ben yakayı diktikten sonra ön ve arkayı omuzdan birleştirdim. kendinden fırfırlı bu penye kumaşımızı koltuk altına gelecek şekilde kesiyoruz. eğer yakayı geniş tuttuysanız bu kumaşı pervaza kadar standart arka gibi de kesebilirsiniz ben kol altına kadar kestim ve öyle birleştirdim . birleştirmeyi nasıl yapıyoruz . fırfırlar oraya buraya dönmesin diye önce güzelce teğelliyoruz nereye arka kapaklara şimdi elimizde bir arka birde önümüz var . artık bunları birleştirmenin zamanı geldi. güzelce dikiyoruz ve overlok yapıyoruz. sonrada kolu takıyoruz ön ve arka tarafın altını güzelce katlıyoruz.IMG_7149

 

 

daha sonra tabi ki çıt çıtlarımızı takıyoruz. eğer arka kapaklar çok açılmasın efendi gibi arkada dursun istiyorsanız. ben arka pembe pervazı overloğunun dibinden  fırfırlı kumaşa el dikişiyle diktim güzelce …

 

arkadan duruşu bu olacak. kolları görmeyiniz lütfen :))IMG_7148

 

 

 

işte adı bile olmayan tuniğimiz bu şekilde duruyor. kendi kendimi çekmeye çalıştığım için resim kalitesi biraz kötü olabilir ama benim havam iyi :))

Processed with Moldiv

Processed with Moldiv

sevgiyle kalın bir başka macerada görüşmek dileğiyle  sevgiler

Gulce

foton kuşağı

Bir süredir foton kuşağı ve etkileriyle ilgili araştırma yapıyordum bunları herkesle paylaşmak istedim inanırız yada inanmayız ama bilmekte fayda var .
Wikipedia da ki tarifini olduğu gibi buraya yazıyorum ;
Foton kuşağı, resmi olmayan kuruluşlar tarafından varlığı ortaya atılan ve M45 Ülker Takım Yıldızı ile birlikte Güneş Sistemi’ nin de içinde bulunduğu sanılan hayali bir kuşak olarak görülmektedir. İnanılışa göre Maya Takvimi’ nin bittiği Aralık 2012 tarihini müteakiben, Dünya uygarlığı’ nın yeni bir boyuta gireceği sanılır ve girilen bu yeni boyut düşünebilen canlılara, farklı yetenekler ve farklı fikirler kazandıracağı ileri sürülür. Belirli zaman dilimlerinde, insanoğlunun kurduğu düzenin artık işe yaramayacağı, birçok insanın yeni fikirlerle öne atılacağı bir düşünce birliğinden bahsedilmektedir. Barış ve huzurdan bahsedildiği; anlayış tarzlarından, kültürel yapıya, ekonomik değişimden, özgürlüklere yeni bir boyut kazandıracağı ‘inancını’ kapsayan, bu düşünce birliğinin oluşacağını bekleyen kişilerin tanımladığı bir kuşak olarak da görülebilir. Öte yandan Nibiru adı verilen gezegen ise yine bu tarihte Dünya’ ya yaklaşıp yeni olaylara sebep olacağı savunulur ki bu çevreden ‘başka’ inanışlarca; Kıyamet, Foton kuşağının getirisi olan yeni boyut olarak tanımlanır. Bu inançlarca da Tanrı’ nın insanları aslında yok etmeyeceği, Kıyamet Günü’ nün acı vem ölüm olmadığının, onlara bir bilinç devrimi yaşatarak, her açıdan gelişmiş toplumlar olarak hayatlarına devam edebileceklerine inanan tüzel kişilerce adlandırılan ve bu düşünce yapısının bir ürünü olarak benimsendiği gözlenmektedir. Ayrıca öne atılan tarihte güneş patlamalarının yaşanacağı ve dünyadaki canlıların genetik yapılarının değişime uğrayacağı, süre gelen olayların ise, dünya üzerindeki büyük elektirik kesilmeleri ile başlangıç alacağı tezini öne sürerler. Bununla beraber tüm bu anlatılanların birer efsane olduğu unutulmamalıdır.
Foton kuşağının etkilerini genel olarak sıralamak gerekirse kısaca şöyle ; Dünya başka olaylar yaşayacak ve bu olayların sonucunda daha kamil daha bilinçli insanlar ortaya çıkacak (ne güzel değil mi) dünyada barış dostluk ve sevgi hakim olacak , fakirlik  olmayacak ve çok yetenekli doğa üstü güçlere sahip olan indigo çocukların ortaya çıkacağı söyleniyor.
işin ilginç yanıysa bu durumun ahir zaman hadisleriyle ve BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ’nin sözleriylede desteklenmesi. Resulu-u Ekrem(asm) bakın uzunca bir hadisin sonunda, kıyamet öncesinde ne gibi gelişmeler olacağı hakkında bakın nasıl haber veriyor:

…Sonra İsa, ümmetimin içinde adaletle hükmedecek; haçı kıracak,domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracak, zekatı bırakacak. Ne koyun, ne deveye zekat memuru gönderilmeyecek. İnsanlar arasındaki düşmanlıklar ve kin kalkacak. Akrep ve yılanlar zehirleri olmayacak, hatta bir çocuk eliyle yılanla oynayacak da yılan onu sokmayacak. Kız çocuğu arslanı zorlayacak da arslan ona ilişmeyecek. Kurt koyunlar arasında sanki bir çoban köpeği gibi bekleyip duracak. Kabın su ile dolduğu gibi yeryüzü din birliği ile dolacak. Allah’tan başka kimseye tapılmayacak. Harp, kavga adına hiç bir şey kalmayacak. Kureyş kabilesinden hükümdarlığı alınacak. Yeryüzü gümüş sofrası gibi olacak. Bitkisini Adem’in zamanındaki gibi bitirecek. Bir salkım üzümle bir nefer doyacak. Bir grup insan bir narla doyacak… (Büyük Hadis Külliyatı, c.3, s.455)”

(Not: Bu manadaki benzer hadisler Buhari ve Müslim gibi sahih kaynaklarda yer almaktadır. Bilhassa kıyamet alametleri ile ilgili bölümlere bakılabilir.) .
bu hadiste bitkilerin bereketinden bahsediliyor, basit düşünürsek foton ışık demektir dünyaya gelen ışığın fazla oluşu bitkilerde de berekete sebep olabilir.

Risale-i Nurdaki bir tanım ve tabir şöyledir;
“Hem de İslâmiyet güneşinin tutulmasına, inkişafına ve beşeri tenvir etmesine mümanaat eden perdeler açılmaya başlamışlar. O mümanaat edenler çekilmeye başlıyorlar. Kırk beş sene evvel o fecrin emâreleri göründü. Yetmiş birde fecr-i sâdıkı başladı veya başlayacak. Eğer bu fecr-i kâzip de olsa, otuz-kırk sene sonra fecr-i sâdık çıkacak. (Hutbe-i şamiye, s.34)” yazar Halil Akgünler’in tefsirine göre şöyledir.
Yetmiş birde fecr-i sadık başlayacak:

1371 hicri yılı 1950-51 yaklaşık miladi yıla karşılık geliyor.

Dikkat ediniz foton kuşağı da 1962 yılında başlamış. Tarihler birbirine çok yakın.

30 yıl sonra denilen tarih ise 1371 başlangıç noktası kabul edilirse 1401 yılına denk geliyor. O da miladi olarak yaklaşık 1981-82 eder. Kırk yıl sonrası ise 1991-92 yılına denk gelir. Foton kuşağı ikinci devresi ise 1987 yılı deniliyor. Yine yakın tarihler. Şayet 30-40 yıl tabirini beraber düşünürsek bu da yaklaşık 2020-2021 yıllarına karşılık gelir. Bazı durumlarda üst üste söylenen tarihler toplanabiliyor. İşte bu tarih de foton kuşağına girilecek olan 2012 ve sonrasına işaret ediyor olabilir.

Yani dostlar bu foton etkisiyle hayatımızın güzelleşeceğini kavgaların biteceği bir döneme gireceğiz yada girdik . Bireysel olarak kendi ışığımızı parlak tutabilmek için gülümsemekten ve affetmekten başlayın bence . Umudunuzu hiç yitirmeyin . hayatınızda kötü giden çok şey varsa sakinleşin derin nefes alın doğanın güzelliğini görmeye çalışın . GÜNEŞ HER SABAH DOĞMAYI UNUTMUYORSA . ONU YARADAN SİZİ DE MUTSUZLUĞUN İÇİNDE UNUTMAYACAKTIR…..

GULCE

gömlekten elbiseye dönüş

 

Processed with Moldiv

Processed with Moldiv

Herkese merhaba yeni bir dıy projesiyle karşınızdayım ne yapacağımı bilemediğim zebra desenli bir kumaş ve hiç giymediğim siyah gömleğimi kullanarak yeni bir geri dönüşüm projesi oluşturdum.

öncelikle tam kloş bir alt eteğe ihtiyacımız var bunun için kumaşı üçgen katlıyoruz   . burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta kumaşınızın boy vermesi kesime mutlaka kısa kenardan başlamalısınız.

DSC_0303DSC_0328

bel ölçünüzü alarak yapıyorsunuz. lakin ben göğüs altından başlatacağım için göğüs altından aldım ölçüyü ve sırt kısmından rahat geçmesine dikkat ettim. Biraz geniş durdu tabi lakin benim istediğimde zaten dar olması değil çünkü bunu düğme yada fermuar gibi yardımcı elemanlar olmadan giyip çıkarmayı hedefledim.

DSC_0330 DSC_0329

yukarıda görmüş olduğunuz gömlek tarafımca alınmış lakin bir kez bile giyilmemiştir. fotoğraf makinam güzel aslında ama çeken kişide yetenek yok ! yani bendeniz de efendim …. gömleğimiz de keseceğimiz noktayı belirledik ve güzelce çizdik. önüne ve arkasına dikkat ediyoruz eşit olmazsa emekler zayi olabilir. Ayrıca dikiş payını da verirsiniz unutmazsınız mutlaka değil mi ?

DSC_0331 burada gördüğünüz gibi gömleği kestim, yanını diktiğim eteğimin overloğunu da ihmal etmedim tabi ki! iğnelerim ipliğim hazır ve nazır beni bekler. önce itina ile çizilen noktadan iğneliyoruz ve teğelliyoruz. Daha sonra dikip overlok çektim sonrada dikişli kısım astarla kumaş arasında kalacak şekilde astarladım resmini çekmeyi unutmuşum…

DSC_0337

veee final herkesin gözünü korkutan kloş etek ucu dikimi !  benim biricik kıvırma ayağım sen ne güzel bir şeysin böyle! bu dikiş macerasının da sonuna geldik canlar.

sevgiyle kalın                                                                                Gulce

 

yazlık çocuk şapkası

merhaba dostlar yeni bir yazıda yine beraberiz bugün size çocuk şapkası dikimini anlatacağım bol resimli öncelikle kumaş telamızı iki farklı renk kumaşımızı yüzleri bize bakacak şekilde üst üste seriyoruz ve en üste de kalıbımızı iğneliyoruz.

DSC_0292DSC_0291

daha sonra itina ile kumaşlarımızı kesiyoruz üçünü birden tek seferde ve  uğraşmamış oluyoruz DSC_0294

telalı parçayı kumaşa ütülüyoruz ve parçaları önce kenarlarından birleştiriyoruz. Daha sonra en ucu ve bir üstünü iğneleyip TEĞEL yapıp dikiyoruz. siz istersenin önce üst yuvarlağı ve bir altını birleştirebilirsiniz.DSC_0304tepesi dikilmek için bekleyen şapka adayımız efenim

DSC_0310 DSC_0311

diğer parçanın dikimine geçmişim bile . Çok mu hızlıyım ne :)) ayrıca üçgen çıtları unutmuyoruz neden çünkü yuvarlak dikilmiş noktalar gergin olur

 

DSC_0312iki kardeş birleştirilmeyi bekliyor onları daha fazla ayrı bırakmayalım :))

 

DSC_0315mutlu sona az kaldı her iki parçayı da yüzü yüzüne bakacak şekilde iç içe geçiriyoruz ve kenar uçlardan itina ile dikiyoruz. Ama küçük bir kısım dikmiyoruz çünkü oradan şapkamızı düz çevireceğiz. Yoğun bir gayretle haydi bismillah deyip düzünü dışarı çıkarıyoruz  ve açık olan tarafı elimizle gizli dikiş yaparak dikiyoruz. şapkamız çift taraflı kullanılabilir ve komşulara hava atılabilir kıvamdadır.

kalıp için tık tık

DSC_0318

çocuk şapka kalıbı

çift taraflı çocuk şapkamızın kalıbı small , medium ve large boydadır lakin çocuk bedeni olduğunu unutmayınız lütfen. çocuk şapkası kalıbı   üzerini tıklayarak bilgisayarınıza indirip yazıcıdan çıktı alıp birleştiriniz.

sevgiler gülce 

Nerede o eski Ramazanlar

Ramazan ayı deyince nedense gözümün önünde eski mahallemiz canlanır. Tüm sülalenin aynı sokakta yaşadığı herkesin birbirini çok iyi tanıdığı sakin bir sokağın çocuğu olma şansına erdim ben. Ramazan ayında tatlı bir telaş olurdu her evde ! akşam mütevazi iftar sofralarımız vardı ve sahur komşularla yapılırdı ! evet yanlış okumadınız biz sahuru birlikte yapardık bazı geceler, iftarı birlikte yaptığımız gibi… Kimi zaman balkona serilirdi yer sofrası kimi zaman masada yenirdi bazende komşunun bahçesinde ki ahşap sedirleri süsleyen eskimiş masalara bir örtü atılırdı öyle yenirdi.

Çeşit aranmazdı, sofranın  örtüsüymüş yemek takımıymış kimse umursamazdı. öyle dertlerimiz yoktu bizim , fakir değildi kimse ! yanlış anlaşılmasın. yoktu da görmedik değildik vardı da kullanmıyorduk biz :)) size şimdi hacivat karagöz izlerdik falan demeyeceğim çünkü aklımda kalan onlar değil ! ramazan bana ev serin olsun diye kapısına tül gerilen ve hiç kapanmayan yaz akşamlarına açılan kapıları hatırlatır. Komşu teyzelere, annelere yada bir büyüğe ihtiyaç duymadan  koşa koşa gittiğimiz teravih namazlarını  hatırlatır. Gündüzleri tutulan tekne oruçlarına verilen önemi ehemmiyeti hatırlatır.

Oysa şimdi Ramazan bana sadece ölümleri hatırlatıyor. Bolluğun varlığın içinde ölen vicdanlarımızı ! oruçlu olana duyduğumuz saygısızlığı ve oruç tutmayana duyduğumuz öfkeyi! dünyanın dört bir yanında zulüm gören işkence gören insanlara bakarken duyarsızlaşmayı anlatıyor.

Ruhunu yok eden bir Millet görmek istiyorsak eğer aynaya bakmamız yeterli vicdanımız yoksa zaten ruhumuz ölmüş demektir.

Minicik bedenler her türlü kötülüğe maruz kalıyorsa zaten insanlık ölmüş demektir….

 

Siz şimdi tutun oruçlarınızı , kendi hesabınıza sevaplarınız yazılsın . Süslü sofralarla ağırlayın dostlarınızı , komşunun aç olduğundan haberiniz olmasın. Bir fakirin evine bir kap yemekle gidip birlikte iftar yapmayı hiç düşünmeyin zaten . bit falan bulaşır size !

 

Siz tutun orucunuzu tutun sonrada patlayana kadar yiyin iftarda bir daha hiç yemeyecekmişsiniz gibi !

Hani dedim ya size yazının başında nerde o eski Ramazanlar diye ! yok öyle değil o ! nerede o eski vicdanlar nerede o eski masumiyet …….

Gulce

 

 

pratik çocuk elbisesi

örnek askılı cocuk elbisesi

 

bugün size buna benzer bir elbiseyi nasıl yapacağınızı anlatacağım. öncelikle bir kız çocuğuna ihtiyacımız var :)) ve onun üzerine olan bir tişört’üne ! öncelikle bu elbisenin kalıbını çıkaralım altta ki resimde gördüğünüz gibi kalıp çıkarma aşaması üzerine olan elbisede olabilir kalıp için kullandığınız giysi. kol evini yarım olmasına özen gösterin normal kol oyuğu aşırı dekolteli olacaktır :)) gördüğünüz gibi yakaya kadar düz bir kalıbımız var ve boyundan gececek ip için tünel yapmamız lazım bu demek ki bize en az 6 cm mesafe lazım . yaka yok tünel var tünel için gerekli uzatmayı yaptıysanız kalıbınız hazır demektir

8-2

8-3işte kumaşımızı kestik ve sol yandaki gibi dikeceğiz . bu kadar basit

not : resimler internetten alıntıdır.

hepinize kolay gelsin sevgiyle kalın                              Gulce

 

HAYAL HIRSIZLARI

Hepimizin geleceğe dair hayalleri vardır mutlaka , geleceğe dair lafıyla hayal lafının aslında aynı şeyi anlatması ve benim bu ikisini yan yana kullanmam ne garip değil mi ?
Çocukluğumu düşünüyorum şimdi, Ankara’nın bozkırında açan , tatlı çekirdekleriyle karnımızı doyuran bodur kayısı ağacımız vardı gölgesine uzanıp kitaplar tükettiğim o kitapların içinde hayalperest benliğimi beslediğim , güzel mi kötü mü şimdi hatırlamadığım günler tükettiğim, sıska bedenimi kalın dallarında taşıyan suskun kayısı ağacımız kim bilir nelere şahit oldu! benim çocukluğumun en güzel sırdaşıydı, gizli dostumdu, arkadaşımdı… bedenine çizdiğim hayallerime şahit oldu. Hıdırelezde gül ağacının dibine saklanan umutları vardı insanların, oysa bizim gül ağacımız yoktu ama benim dostum vardı hemde tatlı meyvesiyle beni besleyen sadık dostum. Gün geldi büyüdüm benimle büyüyen hayallerim umutlarım ve apartman sevdasına kesilen dostum…
Üzgündüm çok üzgündüm ama diyemedim kimseye çünkü daha konforlu bir hayata ihtiyaç vardı. kimin umurundaydı ki kayısı ağacı! tüm sokakta bir bir yükselen apartmanlar ve yeni yeni taşınan komşular. Ve yok olan çocukluğumun arka bahçeleri , büyüyen bizim içimizde küçülen hayallerimiz. Özgürlüğün, umudun, dürüstlüğün, adaletin, mutluluğun içinin boşaltıldığı mutlaka bir zümreye bir yere ait olmanız gerektiği paranın her şeyin önüne geçtiği bir dünyaya teslim ettik benliğimizi.
İsyan edebilen anarşist ve her türlü …ist olarak anıldı, isyan edemeyenler bu duruma alıştı ve hatta sevdi de
ben boğuldum, tükendim, isyan ettim içten içe ve o zamanlardan kaldı bunaldığımda ki uzun yürüyüşlerim.
80’lerin 90’ların çocuklarıydık biz son anda çocukluğunu yaşayabilen ve biraz olsun düşünebilen şanslı veledlerdik. çocuklarımız oldu hayata atıldık, ve ilk yaptığımız iş ne oldu bilir misiniz! Hayal hırsızı olduk, çocuklarımızın hayallerini çaldık!
Şimdi siz ne alakası var diyeceksiniz! çok alakası var dostlar. Biz dört duvar arasına sıkıştırdık çocuklarımızı onları parklarda oynamakla sınırladık çünkü buna mecburduk. Güvenlikleri için başlarında bekçi olmak zorundaydık , evlerde yüzlerce binlerce kanal vardı izlenecek onları televizyona tabletlere yada telefonlara mahkum etmek zorundaydık. hep eğitici oyunlar oynadık sayıları öğrettik, şiir ezberlettik, yaşlarından büyük işler yaptıklarında gururlandık , göğsümüzü gere gere övündük. Geleceğe duyduğumuz kaygı yüzünden hep iyi yerlere gelsin istedik hep bir numara olsun, hep başarılı olsun, hep birinci olsun , yırtık olsun , atak olsun … o olsun bu olsun ama çocuk olmasın ! hayalperest olmasın! başarısız olmasın ! oysa bazı başarısızlıklardan kazanılan tecrübe binlerce başarıyla elde edilemeyecek değerdedir çünkü düşünürsünüz düşündükçe arınırsınız arındıkça hayalleriniz geri gelir. kaybedenler kulübüne hiç girmemiş insan benim gözümde tehlikeli insandır.
Kurtları kuzu gibi görmekten vazgeçin. dürüstlüğün ve saygının ne denli kıymetli olduğunu hatırlayın. kendimizi bu dayatılan sistemden kurtarabilirsek , çocuklarımızı ve onlardan da bizden de çalınan hayallerimizi de kurtarabiliriz. işe nereden başlayalım diyorsanız size bir ip ucu vereyim ben televizyondan başlayın faydasız size hiçbir şey öğretmeyen programları izlememekle başlayın

sevgiler gulce

Abu Dhabi yolları taştan

Merhaba dostlar Abu Dhabi’nin yolları taş falan değil. Ben başlığı öyle attım ama sizi de yanıltmak istemem şimdi. burada geniş geniş yollar var birde çöl var  sıcaklarıyla birlikte bunaltan daraltan klimaya muhtaç olduğumuz bir hayat :)) ama zormuş dediğinizi duyar gibiyim . Buraya ilk geldiğimde bir an önce gitmenin derdine düşmüştüm bir türlü alışamayacağım yapamayacağım derken, geçen yaz Türkiye tatilinde burayı özlediğimi farkettim. Burada ki düzene alışmıştım , avrupalılara göre çekilmez bir yer olsa da ben sevmiştim . marketlerde içki satılmaması , herkesin istediği gibi giyinmesi, cuma günlerinin tatil olması, suç oranının çok az olması…..vs daha bir çok şey sayabilirim size .

Buraya gelmeden önce araplar’ın cahil olduğunu düşünürdüm. az gelişmiş bir dünyaları vardı ve hala develerle yolculuk yapıyorlar, kadınlarını evden dışarı çıkarmıyorlardı :)) işte aklımda ki arap profili tamda böyleydi! oysa burada ki arap popülasyonu hiçte öyle değildi. özellikle yerli halk kalbur üstü bir hayatın içinde kadınlar bildiğin sultandı sanki, evlerinde nasıldır bilemem mutlularmı mutsuzlarmı bilemem ama gördüğüm ve takip ettiğim kadarıyla su gibi para harcıyorlar, evde yemek yapanı yoktur herhalde :)) tüm mall’larda salına salına gezer pahalı otellerin cafelerinden chek-in yaparlar. Devletin onlara sağladığı bu şaşalı hayatın içinde bir elde telefon bir elde pahalı çantasıyla hayat onlara güzel sanki….

hani derler ya bir lisan bir insan iki lisan iki insan diye burada yaşayanlar iki insan :)) bazıları diziler sayesinde Türkçe’de biliyorlar (muhteşem sülüman çoook seviliyor ) bizi dizilerden tanıyorlarsa yandık gerçi.

memleketimle kıyaslıyorum burayı ve bir hüzün sarıyor benliğimi… benim cennet vatanımda onca kavga onca kargaşa onca haksızlık ,çığrından çıkan düzen ve insanlık bu sözlerim siyasi algılanmasın çünkü siyaset üzeri bir dertlenme benim ki ! saygının, hoşgörünün iyi niyetin yok olduğu memleketimin sinesi yanıyor alevi benim yüzümü yakıyor sanki…

gidenler kaçanlar sınıfında olmak istemiyorum ama çocuklarımı bu kaosun içinde yetiştirmekte istemiyorum. Hakkımızda hayırlısı olsun ne diyeyim . Hay ALLAH bu yazı eğlenceli olsun istemiştim ama olmadı neyse idare edin artık . ne diyoruz GÜLÜMSE HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK  :))   sevgiler

gulce