ne işe yarar bu krem

 

 

krem

Merhaba sevgili dostlar size 2009 yılında yaptığım doğal mı doğal depresyon harici her şeye iyi gelen gülçe kremin hikayesini anlatacağım.

sene 2009 o zamanlar  buralar hep tarlaydı… blog neyim yoktu :)) ben oğlumu doğurmuş onunla birlikte evde oturuyor sarelle yiyip (oğluşum yemiyor tabi süt çocuğu daha) derya baykal seyrediyoruz. herhalde ömrümde en çok o zaman tv izlemişimdir. o aralar programda bal mumu kremi tanıtılıyordu. yara ve yanık tedavisinde kullanıldığından hatta firavunun karısının kremi olduğu anlatılıyordu. bal mumu ve zeytinyağı ana maddelerdi. ben bal mumunu alana kadar aradan bir kaç gün geçmiş programda mütemadiyen bu kremin kıvamını tutturmaya çalıştılar ya sert oldu yada çok katı. öylece kaldı krem :)) bu sırada bende araştırmaya başladım . ne ne işe yarar hangi durumlarda kullanılır yapılır. derken tam o sırada oğluşumun bitmek bilmeyen pişik problemiyle baş başa kaldım. ne yapsam pişiği geçiremiyorum steroid kullanmakta içimden gelmiyor. sonra bu kremi yapmaya karar verdim bal mumunu benmari usulüyle eritip içine iki kat zeytinyağı koydum ve bephantene krem ekledim birde defne yaprağını damıtıp onu koydum (damıtma işlemi çok uzun anlatsam sayfalar yetmez ) yaptığım kremi sürdüm oğluşuma bolca  ve sabah gözlerime inanamadım ,  pişikten eser kalmamıştı. ben tabi bulmuşum bir mucize araştırmaya devam ettim nasıl geliştirebilirim diye . tam o sırada işe geri döndüm ve kullandığım kremi iş arkadaşlarımla paylaşmaya başladım. latexten kaynaklanan ellerimizde ki çatlak problemi yok olmuştu. bu kremi geliştirdikçe geliştirdim eczacı arkadaşlarımın ve kimya bölümünde o zamanın uzmanı şimdinin doçenti olan sevgili arkadaşımın desteğini de yok sayamam tabi ki ! hepsine buradan teşekkürü bir borç bilirim.

şimdi diyeceksiniz ki ne var bu kremin içinde  ve ne işe yarar ?

 

Özellikleri
Yoğun nemlendirici özelliğe sahiptir. Yara, yanık, egzama, bebek pişikleri ve sivilce izlerinin iyileşmesini hızlandırır. Kuru ve hassas ciltler için idealdir. Cildi besler ve gün boyu yumuşak tutar. Vücudun her bölgesinde kullanılabilir. Daha iyi sonuç alabilmek için el ve yüze hafif nemli iken sürülmelidir. (yağlı ciltlere önerilmez )

İçindekiler
Bal mumu
Saf Zeytinyağı
E vitamini
B5 vitamini
Gliserin
lanolin
Gül suyu
Kayısı çekirdeği yağı
Menekşe esansı
Yasemin esansı
Portakal yaprağı özü
Defne yaprağı özü
Turunç özü
çuha çiçeği
kırmızı kantaron

 

işte benim kremin hikayesi budur.  ben nasıl bu kremi edinirim diyorsanız. şuanda yurt dışında olduğum için satış işleriyle uğraşamıyorum bir arkadaşım benim yerime ilgileniyor.  iletişim için  tık tık

 

kullanıcı yorumlarını incelemek için tık tık

 

bir yazının daha sonuna geldik ve artık bir şey daha biliyorsunuz :))

sevgiyle kalın         gulce

çift taraflı çocuk elbisesi

 

 

 

 

IMG_7189

 

Merhaba herkese bugün size kafamdan uydurduğum çift taraflı çocuk elbisesinin nasıl yapıldığını anlatacağım. elimde kalan tek renkli pamuklu kumaşlar bana yar olmayacak kadar küçüktü. bu yüzden tabi ki küçük hanıma yeni bir elbise oldu.

IMG_7157-Copy-300x225 kalıbımız bu arka taraf görüntüsü

ben kızımın bedenine göre kalıbını çıkardım . standart kalıbın sırt kısmına 3 cm aralıkla 3 cm eninde (kenarda dikiş payı da var unutmayınız)  3 çizgi hazırladım aralarını kestim .

IMG_7158-Copy-300x225kumaşı üçgen şekilde katladım ve kalıbımı yerlestirdim .(resim çekmeyi unutmuşum ) kalıbı yerleştirip koltuk altından riga cetveliyle genişleterek aşağı doğru çizdim. ve daha sonra etek ucunu yine riga yardımıyla çizdim kestim aynı parçadan bir tanede farklı renk kumaşın üstüne koyarak bir tane daha kestim .

 

IMG_7159-300x225

gördüğünüz gibi elimizde iki adet yeşil iki adet pembe arka var ama ön kısım nerde ? onuda resimlemeyi unutmuşum ön kalıbınızı yine verevden kesiyorsunuz tek farkı öndeki kumaş katına dokunmuyorsunuz tabiki de! ben öne kalıbı koyarken 15 derecelik bir açıyla yerleştirip çizdim arka kısım 1 cm daha geniş olacak ön kısma göre ama yapmasanız da olur sorun değil .  

IMG_7161-150x150daha sonra pembe ön ve arkayı birbirine omuzdan birleştirdim .  yeşil parçayı da aynı şekilde omuzdan birleştirdim . Sonra her iki parçayı yüzü yüzüne gelecek şekilde iğneleyin ve koltuk altından başlayarak iki parcayı birleştirin . sırt kısmındaki çizgileri birbirine birleştirirken makinanız yavaş çalışsın yoksa resimdeki gibi yamuk olur dikişiniz. diğer koltuk altına kadar diktiniz ve açıkta kalan yerler arka ve yanlar olacak. onlarıda birleşme yeri denk gelecek şekilde iğneleyin ve dikin . isterseniz arka bel kısmına fermuarda koyabilirsiniz .  daha sonra kıvrımlı yerlere aşağıda gördüğünüz gibi üçgen çıt atıyoruz (bunun neresi üçgen çıt dediğinizi duyar gibiyim tembellik başa bela işte ne yapacaksın :))

IMG_7163-e1433885650635IMG_7164-604x270

 

şimdi elbisemiz biraz biraz oluştu. kalplerimizi ayrı ayrı yapıştıralım yada dikelim  size kalmış hangisini yapacağınız …

her yerinde dikiş gözükmesin havam binbeşyüz olsun diyorsanız alt uçları yüzü yüzüne bakacak şekilde iğneleyiniz ve dikkatli bir şekilde dikmeye başlayınız . peki nereye kadar dikeceksiniz ? 5 cm aralık kalacak ki elbiseyi ters çevirin . o 5 cm lik minicik aradan elbisenizi çıkarın ve kalan açık ağzı gizli dikişle kapatın ve arkaya çıtçıt’larınızı  takın düğmede dikebilirsiniz. ben bu modeli kafamda önü kısa arkası uzun tasarlamıştım arkasında da her çizgide fiyonk olacaktı . ama yapmadım neden diye sorarsanız , hiç bir fikrim yok :))

 

IMG_7191-150x150IMG_7190-150x150     arka kısımda ki  yuvarlaklar bize neyi anlatır (azcık daha düzgün dikeydin ya beni der ! ) dondurma topları gibi yukarı çıktıkça küçülsün istedim galiba biraz başarmışım

 

IMG_7192-300x225etek ucumuzda böyle olacak . buraya kadar diktiyseniz artık küçük yaramazınızı yakalayıp giydirebilirsiniz. sevgiyle kalın

 

                                                                                                  Gulce

 

 

 

dikiş makinası tecrübem

Merhaba herkese bu benim ilk blog yazım. ilk yazımada makina tecrübemle başlamak istiyorum. bundan iki yada 2,5 yıl önce karnım burnumda ikinci anneliğe hazırlanırken içimde beni dürten dikiş merakına (aslında bir şeyler üretme merakı bende hep vardı) yenik düşerek başladım tüm blogları ve siteleri takip etmeye hangi makina iyidir hangisi kötüdür derken. janome 1018 ‘in benim için uygunolduğuna karar verdim . ve janome ile olan aşkımız böyle başladı.

Tüm acemiliğimi tüm hunharca kullanmalarımı sineye çeken tosbağam bana iyi dayandı desem yalan olmaz. zira ipin makinadan nasıl geçirileceğini dahi bilmiyordum. yengeminde desteğiyle ilk defa mutfak sandalyelerime kılıf diktim birde masama runner yaptım . sonradan ordan buradan iplik çıkarsa da bir süre beni idare etti.

Ben yavaş yavaş kendime doğacak olan kızıma birşeyler dikmeye başlamıştım  ve eşimin yurt dışına gidişiyle evimizin bambaşka bir düzensizliği ortaya çıktı annem benimle kalmaya başlamış ve eski terzi olmanın verdiği özgüvenle kızıma dünya kadar elbise dikti. neredeyse kumaşçıda doğuracaktım ki ! doğum yaptım ve apar topar taşınma telaşımız başladı tosbağamla uzun sürecek bir ayrılığa hazırlandık.  ve başka bir ülkede uzun süren düzen kurma çabalarından sonra yeniden bir araya geldik kendisiyle. zaman ilerledikçe kendimi geliştirdim . bu sefer tosbağam bana yetmemeye başladı  ve başladım elektroniğin ucuz olduğu bu memlekette dikiş makinası aramaya. pfaff bayağı iyi duruyordu. herkes ağırlıkla pfaff diyince gittim pfaff bayisine performance™ 5.0 internetten görüpte aşık olduğum bir makinaydı. lakin yüksek fiyatı aşkımızı başlamadan bitirdi. bayide ambition™ 1.0 denemeye karar verdim bütçeme en uygun gelen makinaydı çünkü.  Düz dikiyor ama ben diğer dikiş seçeneklerinide görmek istedim doğal olarak  ama oda ne makinanın tuşları çalışmıyor bildiğin bozuk çıktı ! kapalı kutudan bozuk çıkan pfaff  tüm onunla ilgili hayallerimi aldı götürdü. aman ya terzimiyim ben makina almasam ne olur bir overlok yeter bana deyip çıktım dükkandan bu sefer başladım ikinci el overlok makinalarına bakmaya. bir ilan gördüm baby lock overlok makinası satıyordu 500 dirheme türk lirası ne kadar 0.77 ile çarpınız lütfen.

Neyse gittik ertesi gün adamın evine Alahım yok böyle birşey , hintli bir aileydi karşımızdakiler köri kokusundan zaten nefret ederim ev olduğu gibi köri kokusuna yatırılmış sanki. overlok gayet güzel ama koku off inanılmaz. bu sırada durmayan bunalan iki çocuk ve oflayan poflayan bir eşle başbaşayım. tam anlaştık alıp gideceğimiz sırada yerde duran kutuyu sordum bozuk ingilizcemle oda bana aynı bozuk ingilizcesiyle bunun dikiş makinası olduğunu söylemezmi…… hemen denemek istedim . makina janome memory 1050 sanırım modeli ama bildiğin japon mali tüm yazılar japonca . içinden çıkan hamam böceğini bile umursamadan aldım geldim makinaları eve ama hemen bahçeye çıkardım giydim eldivenleri saatlerce cifledim çamaşır suyu böcek ilacı derken makina kendine geldi. iki makinamıda tanıyamadım o kadar çok temizlemişim ki onlarda şaşırdı bu duruma . bizim overlok aslanlar gibi görevini yaparken dikiş makinasıyla bildiğin savaşıyorum yazıları anlamıyorum meğer makina ilk çıkan elektronik makinalardanmış benle yaşıt bildiğin tarihi eser. ertesi gün aldım koydum kutuya verdim geri adamın ‘alamam ben bunu param yok harcadım’ demesini bile umursamadan bıraktım eve geldim bu arada hintli hanımefendi makinasını görünce tanıyamadı. Aslında şimdi düşünüyorumda japonca bileydim anlaşırdık belki de :))  markaya olan güvenim nasıl gelişti derseniz ! bu makina 35 yıl önce otomatik iplik takma sistemi tek adımda ilik açma şimdi yeni yeni başka markalarda görüpte ooo dediğimiz özelliklere sahipti. ADAMLAR YAPMIŞ ABi …..

iki haftalık sancılı bekleme sürecinin sonunda paramızı geri aldık ve ben dogruca dubai yolunu tuttum janome ana bayisine gideceğim araştırmışım zaten kararlıyım janome skyline s5 alacağım .  gittiğimiz deira denen yer . bildiğin eminönü trafik kargaşa karmaşa herşey var. apar topar girdim mağazaya eşim park yeri ararken iki düz dikiş bir zigzag bir kalpli desen aaa oda ne zigzagta gevşek dikiyor makina adam bana yarı arapça yarı ingilizce kumaştan ayarından bilmem ne dedi yolladı beni . ikinci gün ayağının yayı elimde kaldı. aradık kırıldı dedik resim attık tamam değiştirelim dedi. ama bu arada dikerken mahfoluyor makina çıldıracağım . o kadar araştırmışım tüm blogları taramışım bu olacak işmi ! muhteşem denen makina bumu? Türkiyedeki janome bayisine mail attım  demirbilek janome sorunumu yazdım ekte çektiğim resimleri ve videoyu gösterdim. daha sonra bana gelen yanıtla adım adım yapmam gerekenleri anlatmışlardı . bunu söylemeden geçemeyeceğim makinayı almadan önce kendilerinden zaten mail youyla bilgi almıştım ve pdf olarak kitapçık yolamışlardı türkçe kullanma klavuzum makinadan önce elimdeydi. makinada sorun olduğu aşikardı lakin ben adamlara derdimi iki haftaya anlatamadım anlamıyorlar tam üç kez o trafiği çekmek o stresi yaşamak bildiğin kabustu. sonunda makinayı değiştirdiler yenisiyle ve gözümün önünde bozuk makinayı kutunun içine koydular.biz uyardığımızda orada makinadan anlamayan satıcının söylediği şey şuydu ‘bu makina bozuk değil siz biz bunu satarız nasılsa’  janome aslında cidden kaliteli bir marka , ama burada satıcıların malesef işini bilmemesi ve bu yanlış hareketleri markayıda kirletiyor. yeni makinamdan memnunum . gayet hızlı hatta fazla hızlı yani eger türkiyeye geldiyse alabilirsiniz. buradan demirbilek çalışanları ve özellikle ismail beye gösterdiği ilgiden ve sabırdan dolayı teşekkür ederim. bir yazının daha sonuna geldik sevgiyle kalın gülce ile kalın anacım :))