KUTSAL TERLİĞİN GÜCÜ ADINA

Spread the love

     Benim çocukluğum babaannemin yanında geçti . Kendisi aşırı derecede temizlik meraklısı ve huysuz olmasıyla ünlüdür (yanlış anlaşılmasın çokta sevilir yani). Babaannem temizlik yapmaya başladığı zaman evin geri kalan gariban takımı karalar bağlardık çünkü o temizlik fırça yemeden onun cinnet geçiren hallerine maruz kalmadan asla bitmezdi. Birde yardım etmeye kalkarsın asla beğenmez yaptığın işi laf söyler bağırır çağırır olmadı tepende bekler sana temizletir sonra birde kendi temizler. Öyle melek gibi tonton bir insan evladıydı kendisi :))

Bir gün içerdeki odada namaz kılıyor bende sessizce girdim odaya vitrinin en tepesinde tek gözü kör oyuncak saçlı bebeğimi alacağım . Şimdi sizin aklınıza güzel  elbise giyinmiş şirin uzun saçlı bir bebek gelmiş olabilir ama değil. Bursaya gittiğimizde bilmem kim akrabamız bana bir bebek almış, orjinal görünüşünü hatırlayamıyorum çünkü Ankaraya döndüğümüzde babaannem bebeğe hemen pazenden bir elbise dikti birde yelek ördü. Yanlış anlaşılmasın benim öyle bir talebim olmadı kendi içinden geldi çünkü bilmem kim akrabamız o bebeği aldı ya yıllarca saklamamız lazım  , bebeğin saçları dolaştı diye kesti tuhaf bişeye benzedi yamuk yumuk bişey sonra bir ara ben oynarken gözü bozuldu yatırınca kapanan göz kaldırınca açılmadı. O zamanda yedikmi bi kutsal terlik! aldı bebeği vitrinin tepesine koydu. Zaten bizim o vitrin dokunulmaması gereken eşyaların saklama yeriydi, kimse evde yokken o vitrini karıştırmaya bayılıyordum nedense ! neyse konuya dönelim. Tam bir adım attım babaannemin sesi yükseldi ALLAHU EKBEEEEEEEEERR ! ben bir an durdum tabi ne yaptım acaba diye düşünüyorum çünkü namaz esnasında çıkan o yüksek ALLAHU EKBERİN anlamı : kutsal terliği yemene saniyeler var,yaptığın hatadan geri dön ! ilk uyarı geçtikten sonra ben bir adım daha attım ve ikinci uyarı geldi , ben yine dondum kaldım (o kadar eziğim ki hemen suçluyum sanıyorum ) ama o an inceden düşünüyorum da ne yapmış olabilirim ? önceden mi kızdırdım yoksa şimdi birşey yaptımda mı kızıyor. 

Çözmem gereken problem büyük çünkü ne olduğunu bilmiyorum . Ben iki dakika falan bekledim yine bir iki adım attım  ve son uyarı daha bir şiddetli geldi . Çocuk aklımla koşa koşa geçtim yanından vitrine bir kaç saniyede ulaştım ve ne yaptım beğenirsiniz ! vitrine özenle dizilmiş hiç bir zaman kullanılmayan sadece tabağına babaannemin çiğnenmiş sakızlarını koyduğu fincanın üstündeki çiğnenmiş sakızı aldım ve kaçtım.

Elimde çiğnenmiş sakızla merdivenleri inip kaldırıma çıkmam 0.5 saniye sürmüştür. Kaldırımda elimde çiğnenmiş sakıza bakıyorum ! lan benim bile değil bari kendim çiğnemiş olsaydım . Attım sakızı yola gittim arka bahçedeki kayısı ağacının dalına tünedim, bir kaç çağla yedim . Sonra o bodur ağacın dalına uzandım, salak salak hayaller kurmaya başladım ve babaannem çağırana kadar da eve gitmedim. 

İşte Kutsal terlik o kadar güçlüydü ki! beni amacımdan döndürmesi için görmeme bile gerek yoktu…….

Not: Kutsal terliği şiddet unsuru olarak görmüyorum ve Babaannem hayatımda ki en değerli insanlardan biridir 

gülce

Bir Cevap Yazın