OT GİBİ BİTTİM…

Spread the love

         Sene ne zaman bilmiyorum , hafızamı zorlarsam belki de bulabilirim zamanı. Hatırladığım ; ahşap kapının üzerinde salınan eski tül perde arasından sızan bahar kokusu. Yerde ev harçlıklarından alınmış bordoya çalan vişne çürüğü halının zambak desenleri.. zambak mı yoksa adını bilmediğim güzel desenli bir çiçek mi ! tamda ayıramadığım ince ayrıntılar. Salonda sobanın olduğu alanda bir boşluk var demek ki yaz yada bahar ayları.

Babaannem tahta masaya dizmiş yine nevaleyi. Kulpu hafif yanmış bir küçük demlik  çayın dumanı . ekmek, peynir , bisküvi, kraker, gofret  ve akide şekeri. Tatlı bir sohbete dalmış beyaz tülbenti’nin uçları başının üstünde zira boynunu kapatamıyor boğuluyor… gömleğinin kollarını dirseğin altına kadar kıvırmış her an temizliğe girişecek gibi hazır ve nazır.

“ot gibi bittim ot gibi yittim bacım” diyor. Bu sözü ilk defa duyuyorum ne olduğunu idrak etmem yıllarımı alıyor.

Bir hengamenin içinde doğuyorsun. Bebeksin! bakıma ihtiyacın var

Çocuksun ilgiye ihtiyacın var! Bir şekilde hayat devam ediyor ve görünmez duyulmaz biri olarak devam ediyorsun hayatına. Sonra evleniyorsun hayırlı bir kısmetin ardından kurulan yuva senin ama bu seferde sorumluluk almışsın. Boyundan büyük işler bekleniyor senden. Sonra çocuklar oluyor boy boy sıra sıra.

Onlar okusun adam olsun diye paralıyorsun kendini. Nisbeten başarılı oluyorsun! Bu senin başarın ! çocuğun mutlu olsun yeter ! senin mutluluğun evlatlarına eşine endeksli onların mutluluğuyla eşit düzeyde ilerliyor parametren.

Hangi dönemde doğduğun önemli değil aslında, üç aşağı beş yukarı aynı işleyiş devam etmekte. Öyle bir an geliyor ki! Nelerden mutlu olduğunu unutuyorsun…

İşte tamda o an anlıyorsun

Sen yoksun!

Varsında yoksun !

Cismin burada ama ruhun kaybolmuş…

Mutluluk var ama senin değil

Başarı var ama senin değil

Hayal var ama senin değil.

Şimdi anlıyorum bu sözün özünü

 Sen sen ol

Sen senin ruhunu gör

Sen senin mutluluğunu bul.

GULCE

 

Bir cevap yazın