MERHABA OKUYUCU SEN BURADASIN AMA BEN NEREDEYİM

burada bulunma amacın  hayata dair yazılar okumak biraz gülmek eğlenmekse HAYATA DAİR  yazısını tıkla !

burada bulunma amacın ücretsiz kalıp indirmekse KALIPLAR kısmını tıkla !

burada bulunma amacın dikiş eğitim yazıları ise TEMBEL TERZİ GÜNCESİNİ tıkla !

burada bulunma amacın yeni bir şeyler öğrenmekse DİY-NASIL YAPILIR tıkla !

burada bulunma amacın güzelleşmekse GÜLCE KREM ‘i  tıkla !  

BURADA BULUNMA AMACIN Bİ BAKIP ÇIKMAKSA ÖYLE BİR SEÇENEK SUNMADIM :))   İYİ OKUMALAR

biraz çimento bir parça havlu / cement pots

Evde hepimizin paspas olmayı bekleyen eski havlularımız vardır. Lakin sadece paspas’mı olur! geçen sene bahçemde o kadar çok tohum ekmişim ki çıkan biber domates fidelerimi ekecek alan bulamadım. Bende DIY projeleri genelde ihtiyaçtan çıkar dolap lazımsa dolap çakarım saksı lazımsa saksı yaparım. İşte yine böyle ihtiyaçlar meydanda haykırınca bende evde bulunan malzemelerden saksı yapmaya karar verdim

IMG_8794

bu bağcığı süs olsun diye koydum siz eklemeyebilirsiniz . saksımızın boyanmış hali . beyaz dış cephe boyasının çine kırmızı renk atarak bu pembe rengi elde ettim

 

Şimdi gelelim yapım aşamasına

DSC_0020

istediğimiz ölçülerde havlumuzu kesiyoruz alta gelecek kısmına delikler açıyoruz. (cutting towel)

DSC_0023

kalıp olarak kullanacağınız saksıyı kirlenmesin diye strech film ile kaplayablirsiniz bu sayede çıkarmanızda kolay olacaktır

DSC_0029

çok sulu olmayan ama çokta katı olmayan çimento su ve kum karışımı dilerseniz kum eklemeyebilirsiniz sadece çimento ve su ile de oluyor denedim işe yaradı.

Elde ettiğim su ve çimento karışımının içine havlumuzu yada kalın kumaşımızı koyuyoruz her yerin çimentoyu emdiğinden emin olun bu kısım önemli eğer yapmazsanız saksınız çabuk parçalanır . Elle iyice çimentoyu yedirin kumaşa ve kalıp için hazırladığınız saksı yada herhangi bir plastik kapta olabilir üzerine seriyoruz ve her kenarını mutlaka düzelte düzelte tekrar çimentoyla sıvazlayarak şekil veriyoruz.

DSC_0026

bu şekilde katlayarak yaparsanız saksınız içine toprak döktüğünüzde açılmayacaktır

IMG_8715

hazırladığımız saksıları kuruyana kadar bekletiyoruz . ben sıcak bir ülkede yaşadığım için bir günlük kuruma yetti

IMG_8739

gördüğünüz gibi saksılarımız hazır dilerseniz boyayabilirsiniz.

IMG_9772 IMG_8750IMG_9771

 

evet evet bence de çok şeker oldular. ben bu saksıları geçen sene yaptım bu sene de aynı yerde duruyorlar sadece 2 adet saksım parçalandı onlarda çimentosu az kaldığı için :))

bol resimli bir yazının daha sonuna geldik bir sonraki paylaşımda görüşmek üzere sevgiyle kalın esen kalın

GULCE

HAYAL HIRSIZLARI

Hepimizin geleceğe dair hayalleri vardır mutlaka , geleceğe dair lafıyla hayal lafının aslında aynı şeyi anlatması ve benim bu ikisini yan yana kullanmam ne garip değil mi ?
Çocukluğumu düşünüyorum şimdi, Ankara’nın bozkırında açan , tatlı çekirdekleriyle karnımızı doyuran bodur kayısı ağacımız vardı gölgesine uzanıp kitaplar tükettiğim o kitapların içinde hayalperest benliğimi beslediğim , güzel mi kötü mü şimdi hatırlamadığım günler tükettiğim, sıska bedenimi kalın dallarında taşıyan suskun kayısı ağacımız kim bilir nelere şahit oldu! benim çocukluğumun en güzel sırdaşıydı, gizli dostumdu, arkadaşımdı… bedenine çizdiğim hayallerime şahit oldu. Hıdırelezde gül ağacının dibine saklanan umutları vardı insanların, oysa bizim gül ağacımız yoktu ama benim dostum vardı hemde tatlı meyvesiyle beni besleyen sadık dostum. Gün geldi büyüdüm benimle büyüyen hayallerim umutlarım ve apartman sevdasına kesilen dostum…
Üzgündüm çok üzgündüm ama diyemedim kimseye çünkü daha konforlu bir hayata ihtiyaç vardı. kimin umurundaydı ki kayısı ağacı! tüm sokakta bir bir yükselen apartmanlar ve yeni yeni taşınan komşular. Ve yok olan çocukluğumun arka bahçeleri , büyüyen bizim içimizde küçülen hayallerimiz. Özgürlüğün, umudun, dürüstlüğün, adaletin, mutluluğun içinin boşaltıldığı mutlaka bir zümreye bir yere ait olmanız gerektiği paranın her şeyin önüne geçtiği bir dünyaya teslim ettik benliğimizi.
İsyan edebilen anarşist ve her türlü …ist olarak anıldı, isyan edemeyenler bu duruma alıştı ve hatta sevdi de
ben boğuldum, tükendim, isyan ettim içten içe ve o zamanlardan kaldı bunaldığımda ki uzun yürüyüşlerim.
80’lerin 90’ların çocuklarıydık biz son anda çocukluğunu yaşayabilen ve biraz olsun düşünebilen şanslı veledlerdik. çocuklarımız oldu hayata atıldık, ve ilk yaptığımız iş ne oldu bilir misiniz! Hayal hırsızı olduk, çocuklarımızın hayallerini çaldık!
Şimdi siz ne alakası var diyeceksiniz! çok alakası var dostlar. Biz dört duvar arasına sıkıştırdık çocuklarımızı onları parklarda oynamakla sınırladık çünkü buna mecburduk. Güvenlikleri için başlarında bekçi olmak zorundaydık , evlerde yüzlerce binlerce kanal vardı izlenecek onları televizyona tabletlere yada telefonlara mahkum etmek zorundaydık. hep eğitici oyunlar oynadık sayıları öğrettik, şiir ezberlettik, yaşlarından büyük işler yaptıklarında gururlandık , göğsümüzü gere gere övündük. Geleceğe duyduğumuz kaygı yüzünden hep iyi yerlere gelsin istedik hep bir numara olsun, hep başarılı olsun, hep birinci olsun , yırtık olsun , atak olsun … o olsun bu olsun ama çocuk olmasın ! hayalperest olmasın! başarısız olmasın ! oysa bazı başarısızlıklardan kazanılan tecrübe binlerce başarıyla elde edilemeyecek değerdedir çünkü düşünürsünüz düşündükçe arınırsınız arındıkça hayalleriniz geri gelir. kaybedenler kulübüne hiç girmemiş insan benim gözümde tehlikeli insandır.
Kurtları kuzu gibi görmekten vazgeçin. dürüstlüğün ve saygının ne denli kıymetli olduğunu hatırlayın. kendimizi bu dayatılan sistemden kurtarabilirsek , çocuklarımızı ve onlardan da bizden de çalınan hayallerimizi de kurtarabiliriz. işe nereden başlayalım diyorsanız size bir ip ucu vereyim ben televizyondan başlayın faydasız size hiçbir şey öğretmeyen programları izlememekle başlayın

sevgiler gulce