Benim hiç bisikletim olmadı amca

Bugün hayatımda ki bilmem kaçıncı çelmeden bahsedeyim size; hangi sene olduğunu çok iyi hatırlayamıyorum şimdi. ama ortaokul yada ilkokul son sınıfta olabilirim. O yaz herkesin bmx marka bisikleti var ama nasıl güzel nasıl havalı, okul bitmeden başlamışım pazarlığa , bizimkiler diyor ‘ karnende zayıf olmasın , onu yap bunu yap, vs ‘ ne dedilerse yaptım karnede hiç zayıf yok. Aldım elime karneyi nasıl koşuyorum eve babaannemin okuması yazması yoktu zaten . Bekledim akşam amcam gelsin onada gösterdim aferim bilmem ne derken geç oldu konuya giremeden uyumuşum . Tabi o günler her yere bisiklet resmi çiziyorum ama öyle böyle değil dağa bayıra , taşa, toprağa , kağıda aklıma neresi gelirse ! bahçenin taş duvarları bisiklet resimleriyle dolu. Rüyamda hep beyaz bir bisikletim var onunla geziyorum dağ bayır sokaklarda ayakta sürerek hava atıyorum millete , yolda ellerimi bırakıp sürüyorum falan. Anlayacağınız çok büyük aşk var bizim aramızda … Tabi evde ben ne zaman konuyu bisiklete çevirsem laf değişiyor bir türlü ‘söz vermiştiniz ama ‘ diyemiyorum. 

Birgün yine mahalleden birilerinin bisikletini yalvar yakar almışım ‘la bi tur  verde binim’ diye , baktım bir traktör durdu içinden bizim sokaktan arkadaşım bir kaç tanıdığım abla falan indi . Gittim yanına dedim ‘kız nerden geliyon böyle , zenci gibi kapkara olmuşsun’ döndü bana bi havalı havalı baktı ; ‘ben çalışmaya başladım kızım , kendi paramı kazanıyorum artık’ demezmi . ALLAH dedim içimden bende giderim paramı kazanırım bisikletimi kendim alırım. Yalvar yakar ikna ettim bizimkileri ben tek kalmayayım diye babaannemde geldi benle . Sabah 6 da kalktım giyindim bekliyorum , ama nasıl bir heyecan var içimde sabahın o sessizlik kokan serinliği içimi aydınlatıyor resmen . Bindik traktörün arkasına güle oynaya gidiyoruz, indik boylu boyunca bozkır bir tarlada ucu bucağı yok ! eğildik nohut yoluyoruz,  bel falan kalmıyor tabi kolay değil nohut yolmak ama olsun hiç mızmızlanmıyorum ellerim yara bere içinde kalıyor , çeşme başına bir çoban geliyor her gün biz oradayken gelip türkü söylüyor bize , sonra bir başkası başlıyor türküye , diğeri arabesk söylüyor, bana haluk leventin şarkısını söyletiyorlar ; ‘ölürüm yoluna ölürüm yine de sana boyun eğmemmmmm ‘ diye yanık yanık başlıyorum bende, dünya umurumda değil arkadaşım yanımda herkes bizi seviyor güle oynaya gidip geliyoruz ben yarım yevmiye alıyorum babaannem tam yevmiye.  14 gün boyunca gittim nohut yolmaya tam bisiklet parası çıktı o sıra babaannem köye gitmeye karar verdi. 

Bir kaç gün sonra benim patron geldi bize paramızı vermeye, ben nasıl heyecanlıyım hemen koştum çay demlemeye mutfağa o sırada paramı amcama vermiş gitmiş. Bu sefer başladım ben hemen bisikletçiye gidiyorum her gün beyaz bisikleti ayırtıyorum ‘aman amca bak sakın kimseye verme ‘ . Derken ben bizimkilerin gözüne gözüne sokuyorum milletin bisikletine binip kapımızın önünden geçiyorum hani bakın görün ben çok güzel sürüyorum diye gösteriyorum. 

Bir gün kuzenimle oturuyoruz ben bisiklet muhabbeti yapıyorum bana döndü dediki ‘ ben duydum amcan sana bisiklet almayacak! almaya gerek yok milletin bisikletine biniyor işte hevesini alsın zaten okul başlayacak’ bunu duyduğum anda tüm dünyam yıkıldı sanki başıma , APTALLAŞTIM  zaten çokta akıllı sayılmazdım. Boğazıma düğümlendi kelimelerim , ağlayamadım , hesapta soramadım !!!! Kimseye de belli etmedim üzüntümü . Tamda o gün yüreğimde kocaman bir yara açıldı ve o yaranın içine sakladım bisikletimi bir daha da kimsenin bisikletine binmedim ve bir daha o bisikletçinin önünden geçmedim . Büyüklerin yaptığı en büyük hata çocuklara karşı sözlerine sadık olmamalarıdır. EĞER YAPMAYACAĞIN BİR ŞEYSE HAYIR DE ! hayır demek daha iyidir bazen ……..